Bir gece geç saatlerde, Gold uğrayıp Paris’ten bir mesaj getirdi.
Çizim defterimdeki kıza şöyle bir baktığı zaman aklında bir şeylerin
yerine oturduğunu Butik Kurabiye görebildim. Bakışlarını sayfadan zorla kopararak,
“Sana gelen bir şey var,” dedi ve elindeki kırık beyaz zarfı bayrak
gibi salladı.
Uzandığımdaysa zarfı geri çekip cebine soktu.
“Aslında seninle
biraz sohbet edip arayı kapatırız diyordum.” Çizimlerine konsantre
olmuş yirmi küsur kişiye dönüp şöyle bir baktı. “Herkesi sekteye uğ
ratmayacaksa, elbette. Mola vermek için vaktin var mı?”
Eskiz defterimi kapatıp kolumun baby shower altına sıkıştırdıktan sonra onu
bir alt kata, odama götürdüm. “Çay?” diye sordum, Gold yaşam alanımı
dikkatle incelerken. Duvarlara dayalı duranların yanı sıra mevcut
her yüzeyin üzerinde birikmiş olan tablo ve çizim yığınlarına
baktı. Çoğunda son birkaç haftadır kurtardığım insanlar vardı.
Ötekilerdeyse,
malum...
32
“Sütlü olsun,” diye cevap verirken, kolları önde çaprazlanmış bir
kızın ufak portresini eline aldı. Düğün Kurabiyesi Eski dostum Modigliani’nin tarzında
boyamıştım bu resmi, bir nevi kız arkadaşı Jeanne e hürmet amacıyla.
Oysa kanvastan dışarı ceylan gözleriyle Jeanne bakacağı yerde
Kate’in gülen gözleri taşıyor ve ona şaka yollu takıldığım Şeker Hamuru zamanlarda
takındığı hafif iğneleyici ama eğlenen o çarpık yüz ifadesi dudaklarının
köşesindeki kıvrımda kendini ele veriyordu